KÜRK MANTOLU MADONNA


12583637_10153822890533006_643174936_n

Kitap okumayı çok seviyorum. Hele ki sürükleyici romanları elimden kolay kolay düşüremem 🙂 Türk Edebiyatı, Dünya Klasikleri, Best Seller‘lar hepsi ilgi alanıma girdiğinden konusu dikkatimi çeken kitapları alıp okumak beni en mutlu eden şeylerden bir tanesi ❤ D&R‘a girdiğimde kitap reyonları arasında gidip gelmek, hepsine tek tek dokunmak, kitap kokusunu içime çekmek bana haz veren nadir duygulardan bir tanesi bu dünyada ❤

Uzun zamandır okumak istediğim kitaplardan bir tanesi Sabahattin Ali‘nin Kürk Mantolu Madonna kitabıydı. Yapı Kredi Yayınları‘nın 70. baskısı olan bu kitap boşuna 70 baskı yapmamış tabi.. Acılı bir hayat, tutkular, aşk, ruhsal bunalımlar, yalnızlık gibi bir çok duyguyu barındıran kitap gerçek bir klasik. Raif Bey bizden biri…

Kürk Mantolu Madonna’nın konusu şöyle; Ankara’da kendi halinde yaşayan, iş hayatında bir türlü tutunamayan ve zor zamanlar geçiren genç bir adam bir gün eski okul arkadaşlarından bir tanesiyle tesadüfen karşılaşıyor. Arkadaşı parayı bulmuş olmanın verdiği ukalalıkla “gel yaa hallederiz senin işini” diyerek çalıştığı şirkete kendisini görmeye gelmesini söylüyor. Genç adam istemeyerek da olsa parasız ve zor durumda olduğu için arkadaşının teklifini kabul ediyor ve arkadaşının şirketinde çalışmaya başlıyor. Genç adam çalıştığı odada romanımızın baş kahramanı “Raif Bey” ile tanışır. Raif bey; içine kapanık, kimseyle konuşmayan, yaşlıca bir çevirmendir. Bütün gün, şirketin Almanca-Türkçe çeviri işlerini yapar, masasında evden getirdiği sefer tasıyla yemeğini yer, akşamda direk evine gider. Raif Bey bir gün hastalanır ve genç adam onu ve hayatını merak ettiği için Raif bey’i ziyarete gider. Ev oldukça kalabalıktır. Eşi,çocukları,baldızı, baldızının kocası ve çocukları ile yaşamaktadır. Ancak görür ki bu evde hiç kimse Raif bey ile ilgilenmez ve hatta kendisini adam yerine bile koymaz. Genç adam Raif bey’in durumuna çok üzülür ve onu daha yakından tanımak ister.

Raif bey birkaç defa daha hastalanır ve genç adam onu her seferinde ziyarete gider. En son ziyaretinde Raif bey ölüm döşeğindedir. Raif bey, kendisinden, iş yerindeki çekmecesindeki siyah kaplı defteri kendisine getirmesini ister. Genç adam bu isteğini yerine getirir. Raif bey onu yok etmesini ister fakat genç adam bu defterde onun hayat hikayesi olduğuna emindir ve onu okumak ister. Böylece kendi halinde yaşayan Raif bey’i daha yakından tanıyabilecektir. Raif bey’den bir gecelik izin ister. Bir gecede defteri okuyacak ve ertesi gün defteri Raif bey’e teslim edecektir. Defteri açıp okuduğunda tanışacağı gerçek Raif bey ise artık hayatının en önemli insanı haline gelecektir..

Raif bey, 24-25 yaşlarında babası tarafından Almanya’ya iş öğrenmesi için gönderilir. Ailesinin Havran’da sabun fabrikası vardır ve Almanya’da yeni gelişen sabun türleriyle ilgili bu işi öğrenmesi için babası onu Almanya’ya gönderir. Raif bey gençlik yıllarında da içine kapanık, insanlarla fazla iletişimde olmayan, kendi hayal dünyasında yaşayan ve bol bol kitap okuyan bir gençtir. Bir gün Almanya’da bir sergide rastladığı bir tablo onun hayatının akışını değiştirir. Günlerce bu sergiye gelip “Kürk Mantolu Madonna” tablosunun önünde saatlerce durur, tablodaki kadını seyreder. Çünkü tablodaki kadına aşık olmuştur. Tabloyu yapan kişi Maria Puder isimli bir ressamdır ve resimdeki de ta kendisidir. Yani kendi resmini yapmıştır. Resimdeki kürklü kadın yani Maria, sanatçılar tarafından “Madonna della arpie” isimli başka bir tabloya benzetildiği için tablonun adı Kürk Mantolu Madonna olarak anılır.

klimt29

Maria, Raif bey’in her gün gelip tabloyu incelemesini fark eder ve onunla tanışır. Raif bey hayatında hiç yaşamadığı duyguları Maria sayesinde yaşar ve ilk defa hayatta gerçekten var olduğunu, yaşamak için bir sebebi olduğunu hisseder. Maria aynı zamanda geceleri pavyon gibi bir yerde keman çalan bir müzisyendir. Raif bey bunu gördüğünde önce bocalasa da hikayesini öğrendiğinde Maria’ya daha çok bağlanır. Maria Raif bey’e dost olabileceklerini ama kendisine aşık olmadığını söyler. Raif bey buna bile razıdır. Maria’dan artık ayrı kalamaz, yaşayamazdı. Zaman içinde iki iyi dost olan Maria ve Raif bey’in dostluğu bir gecede aşka dönüşür.

Raif bey memleketten aldığı bir mektupla acilen Havran‘a dönmek zorundadır. Mektupta babasının vefat ettiği yazmaktadır. Maria’ya geri döneceğini ve kendisini beklemesini söyler. Memlekete dönünce Maria ile mektuplaşmaya başlarlar. Maria bir mektubunda kendisine bir sürprizi olduğunu ama dönmesini beklediğini söylemiştir. Raif bey bu merakla yaşamaya devam ederken bir anda mektupların arkası kesilir. Maria’nın kendisini terkettiğini düşünür ve yine eski, içine kapanık, mutsuz hayatına geri döner. Bu sırada evlenir, çocukları olur ama mutsuzdur. Sonra tesadüfen Almanya’daki bir dostuyla Havran’da karşılaşır ve ondan Maria’nın doğum yaptıktan sonra öldüğünü öğrenir. Raif bey yıllarca içi içini yiyerek yaşarken meğer sevdiği kadın çocuğuna hamileymiş ve hemen ardından da ölmüş.. İşte bunun verdiği acıyla bu defteri yazmış ve aşkını, yaşadıklarını tüm duygularını bu siyah kaplı deftere dökmüştür..

Kadın erkek hepimizin içinde bir şeyler bulabileceği, sıcak bir roman Kürk Mantolu Madonna. Herkese tavsiye ederim.

NOT: Kitaba adını veren Kürk Mantolu Madonna adli tablo Andrea Del Sarto tarafından yapılmış “Madonna della arpie” isimli tablodur ve şu anda Floransa’daki Uffizi Galeri’de bulunmaktadır.
 
Reklamlar

2 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s