Beyoğlu Mandabatmaz Kahvecisi


Yıl 1967, İstanbul’un göz bebeği Beyoğlu‘dan harika kahve kokuları yayılmaya başlar. Koku herkesi öyle cezbeder ki herkes bu işin sırrını öğrenmeye çalışır. Ve yıl 2018, o sır hala sadece Mandabatmaz ailesinde gizlidir. 🙂 Aslına bakarsanız kahvelerinin sırrını “en özel çekirdeklerin, bilinenden farklı yöntemlerle kavrulup çekilmesiyle ve dünyada yalnızca Mandabatmaz tarafından kullanılmasıyla” açıklıyorlar diyebiliriz.  Mandabatmaz, 1967’den bugüne kahve yapıyor. Hep kahve yapıyor ve misafirlerine göre en iyi Türk kahvesini yaptığını belirtiyor. Dünyanın 35 farklı ülkesinden gurme programlarına konu olan, “TripAdvisor” tarafından “Mükemmellik Sertifikası” ile ödüllendirilerek dünyaya tanıtılan Mandabatmaz; Beyoğlu’nun efsunlu dünyasına egzotik kahve kokusuyla katkıda bulunuyor.

Peki tadı, kıvamı, kokusu nasıl asıl oraya gel diyorsanız hemen açıklıyorum. 🙂 Öncelikle kahve paketini açar açmaz kahvenin tazeliğinin kokusunu anlayabiliyorsunuz. Bu önemli bir detay. 😉 Sonrasında her zamanki ölçümde yani 1 tatlı kaşığı kahve ve 1 fincan su eşliğinde kahvemi pişirmeye başladım. Bu arada ben kahveyi sade sevenlerdenim. 😉 Ve şuna eminim ki şeker Türk kahvesinin tadını kesinlikle bozuyor, örtüyor, gizliyor. Kahveyi şekerli içtiğinizde kahvenin gerçek tadını kesinlikle almıyorsunuz. Ben de yıllarca kahvesini orta şekerli içen ama son 1 yıldır şekersiz içen biri olarak bu tespiti rahatlıkla söyleyebilirim.

Neyse konuya dönecek olursam kahvenin kavrulma derecesi tam kararında. Ne az ne fazla kavrulmuş. Zaten genelde de olması gerekenin orta kavrulmuş kahve olması gerektiğini söyler kahve uzmanları. Mandabatmaz bu anlamda tam not aldı.  Yoğunluğu da gayet başarılı. Pişerken oldukça güzel, kalın bir köpük oldu. Zaten adını da buradan alıyormuş, “Burada pişen kahve öyle bir efsunlu kahve ki, öyle yoğun bir köpüğü var ki, üzerinde Mandabatmaz!” deniyormuş. İlginç değil mi? 🙂 Öyle afilli kahve isimleri yerine böyle değişik bir adı tercih etmeleri alışılmışın dışına çıkartıyor bizi. Son olarak tadına gelecek olursam tadı da benim kahve zevkime tam anlamıyla hitap etti diyebilirim. Çok daha net bir ifadeyle açıklamam gerekirse, hani biz Türklerin en sevdiği kahve genelde Kurukahveci Mehmet Efendi kahvesidir ya, onun tadı ve kıvamına alışkınız ya, hahh işe o listeye şimdi bir de Mandabatmaz’ı ekleyebilirsiniz.

Bu arada ben Beyoğlu’na gitmeye üşenirim yok mu başka yolu derseniz elbette var. 🙂 Hemen web sitesine tıklayıp şiparişinizi verebilirsiniz. Ehhh benim de kulağımı çınlatırsınız diye umuyorum. 🙂 Yorumlarınızı benimle paylaşmayı unutmayın.

Sevgiler ❤

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s